1338 nolu Hadis’in
İzahı:
Bu hadîsi Buhâri «Kitâbü
Taksîr'is-Salât»ta rivayet etmiştir. Hadîsin muhtelif rivayetleri vardır.
Bunların bazılarında, kadının yalnız başına üç gecelik yola diğer bâzılarında
üç günlük, bir rivayette üç geceden fazla, başka bir rivayette iki günlük,
diğer rivayette bir gecelik, bir rivayette de bir gün bir gecelik yola
gidemiyeceği bildirilmektedir. Ebû Davud'un rivayetinde kadının yalnız başına
bir berîd yani yarım günlük yola gidemiyeceği ifâde buyurulmuştur. Üç gün
rivayetinden murâd geceleriyle birlikte üç gün üç gece rivayetinden murâd da
gündüzleriyle beraber üç gecedir.
Ulemânın beyânına göre
rivâyetlerdeki bu ihtilâflar soranlardan ve sorulan yerlerden neş'et etmiştir.
Beyhakî «Sanki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kadının mahremsiz olarak üç
gecelik yolu gidip gidemiyeceği sorulmuş da hayır cevâbını vermiş; başka bir
defa iki günlük yola, daha başka bir defa bir günlük yolu gidip gidemiyeceği
sorulmuş, bunların hepsine hayır cevâbını vermişdir. Berîd meselesi de öyledir.
Şu halde herkes işittiğini rivayet etmiş demektir. Bir râvîden muhtelif
şekillerde nakledilen rivayetleri de o râvi birkaç yerde işitmiş ve kimi öyle,
kimi böyle rivayet etmiştir. Bunların hepsi sahihtir...» diyor.
Mahrem nikâhı ebediyyen
haram olan demektir. Bâzı rivayetlerde bu kelimenin yanında zû-rahim de
zikredilmiştir. Zûrahim, akraba demektir. Zûrahim-i mahrem nikâhı haram olan
akraba ve taallûkaattır.
Ulemâ kudreti olan kadına
haccın farz olduğu hususunda ittifak etmişlerdir. Kadının bu husustaki kudreti
erkeğin kudreti gibidir. Yalnız mahrem meselesinde ihtilâf vardır. Ebu
Hanife'ye göre kadına hacc farz olmak için mahremi bulunması şarttır. Meğer ki
Mekke'ye üç konak mesafeden yakın olsun. Bu husûsda hadis ulemâsından bir
cemaat ile Eshâb.ı Re'y denilen Hanefîye ulemâsı, Hasan-ı Basrî ve İbrahim
Nehaî, Sevrî ve A'meş dahî ona muvafakat etmişlerdir. Atâ', Saîd b. Cübeyr,
İbni Sîrîn, İmam Mâlik, Evzâî ve meşhur kavline göre Şafiî kadının, sefer için
mahremi bulunmasını değil, emniyeti şart koşmuşlardır. Şâfiîyye ulemâsına göre
emniyet koca, mahrem veya güvenilir kadınlarla sağlanır. Kadın ancak bu üç
neviden biri ile haccedebilir. Güvenilir bir tek kadın bulmuş olsa onunla haccetmesi
farz değildir. Lâkin caizdir. Şâfiiler'ce sahih olan kavil budur. Yine
Şâfiîler'den bâzılarına göre güvenilir birkaç veya bir kadın bulursa hac etmesi
lâzımgelir. Bazan emniyet vâsıtaları çok olur da kimseye muhtaç olmadan yalnız
başına kafileyle birlikte gider ve emniyeti de sağlanır. Fakat Şâfiîlerce
meşhur olan kavil birincisidir. Şâfiîyye ulemâsı kadının nafile hacc, ziyaret
ve ticâret gibi farz olmayan seferleri hakkında ihtilâf etmişlerdir. Bâzıları
bu gibi seferlere de itimatlı kadınlarla çıkabileceğini söylemiş ekserisi
kocasız veya mahremsiz çıkamıyacağına kaail olmuşlardır. Nevevî : «Sahih olan
kavil de budur» diyor.
Kaadî İyad'ın beyânına
göre ulemâ, kadının haccla Umreden başka seferlere mahremsiz çıkamıyacağına
ittifak etmişlerdir. Bundan yalnız dâr-ı harpten hicret edenler müstesnadır.
Dâr-ı harp küffâr memleketi demektir. Müslüman kadını böyle bir yerden İslâm
diyarına mahremsiz dahî hicret edebilir. Bununla öteki seferler arasındaki
fark, kadimin dîni ve nefsi hususunda emin olamadığı zaman küfür diyarında
yaşamasının bilittifak haram olmasıdır. Haccı geciktirmek bu mânâda değildir.
Zira haccın imkân bulur bulmaz îfâ edilmesi meselesi ulemâ arasında
ihtilaflıdır. Bâcî: «Bence bu söylenenler genç kadın hakkındadır. Şehvete mahal
olmayan ihtiyar kadın bütün seferlere dilediği şekilde kocasız ve mahremsiz
olarak gidebilir.» demişse de Nevevî bu sözü beğenmemiş, kadının yaşlı da olsa
şehvete mahal olduğunu, bu bâbda ulemânın (her düşene bir kapan bulunur.)
dediklerini hatırlatmıştır.
Nevevi Hanefîler'in
seferde namazların ikişer rekât kılınması için üç günlük yolu şart koşmaları
hususunda bu hadîsle istidlal ettiklerini söyledikten sonra: «Bu istidlal
fâsiddir. Zira hadîsler muhtelif şekillerde rivayet edilmişlerdir...» diyor.
Gerçi rivayetler muhteliftir, fakat Hanefîîerin istidlallerini anlamak için
onların Fıkıh kitaplarına müracaat kâfidir.
Ata', Saîd b. Keysân ve
Zahirî'lerden bir taifeye göre kadının yalnız başına bir konaktan az mesafeye
gitmesi caizdir. Bir konak veya daha fazla mesafeye mahremsiz gidemez.
Delilleri «Kadın yanında kocası veya mahrem akrabası olmadıkça bir konaklık
yere sefer edemez» hadîsidir. Bu hadîsi Beyhakî ile Tahâvî Hz. Ebû Hureyre'den,
Ebû Bekre tarikiyle rivayet etmişlerdir.
Şâ'bî, Tâvûs ve
Zahirîlerden bâzıları kadının yalnız başına uzak yakın hiç bir sefere
çıkamıyacağına kaail olmuşlardır. Bunların delilleri de Tahâvî'nin rivayet
ettiği Ebû Hureyre hadîsidir. Mezkûr hadîste Nebi (Sallallahu Aleyhi ve
Selleın):
«Kadın yanında mahremi
olmadıkça sefere çıkamaz» buyurmuşlardır.
«Nebi (Sallallahu Aleyhi
ve Sellem)'den üç gün müddet kaydıyle rivayet olunan bütün eserler kadının
mahremsiz olarak üç günlük yola gitmesinin
haram kılındığında ittifak etmişlerdir. Üç günden az süren yolculuk hakkında
ihtilâf vardır. Biz bu hususu ele aidik. Gördük ki mahremsiz üç günlük veya
daha fazla sefere çıkmak bu eserlerin hepsiyle nehiy buyurulmüştur. Binâenaleyh
bu bâbda seferi üç gün le tahdid daha azını kadına, mahremsiz olarak nıübah.
kılmak demektir. Eğer böyle olmasaydı Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem)'ın üç adedini zikretmesinde bir mânâ kalmaz, mutlak surette mahremsiz
seferi nehiy buyururdu.
Vakıa Hz. Âişe'nin
mahremsiz sefere çıkdığı rivayet olunmuş. Bâzıları bununla istidlal ederek
kadına mahremsiz seferi tecviz etmişlerse de bu zevatın Hz. Âişe hadisi ile
istidlalleri doğru değildir. Ayni bunlara şu cevâbı vermiştir: «Hz. Âişe
ümmü'l-mü'minîn olduğu için ona bütün müslümanlar mahremdir. Kiminle sefer etse
mahremiyle gitmiş demektir. Başka kadınlara nisbetle müslüman erkekleri bu
hükümde değildir. Bu cevap Ebû Hanîfe tarafından verilmiştir.»
Tahâvînin rivayet ettiği
İbni Abbâs (Radiyallahu anh) hadîsinde bir zâtın Nebi (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem)'e :
Zevcemle birlikte hacc
etmek isledim. Fakat filân gaza için yazıldım.» dediği; Resûlullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem) de: «Sen zevcenle beraber hacc et» buyurduğu görülmektedir.
Bu hadis kadının yalnız başına hacc edemiyeceğine açık delildir. Zira kadının
yalnız başına hacca gitmesi caiz olsa Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
o zât'a:
«Zevcenin sana ne
ihtiyâcı var. O müslümanlarla birlikte hacca gider. Sen işine bak. Yazıldığın
gazaya git» derdi.
Mahremden murâd: Nikâhı
ebediyyen haram olan kimselerdir.
Tembih: Zamanımızda
Hanefi mezhebinden birçok kadınların hacca ve uzak yakın birçok yerlere kocasız
ve mahremsiz gidip geldikleri görülmektedir. Hanefî mezhebine göre bunun caiz
olmadığını kendilerine ayrıca hatırlatırız.